#
RUTIN OLARAK UYGULANAN ASILAR
1983 yilinda UNICEF (Dünya Çocuklari Yardim Fonu) tarafindan baslatilan “Çocuk Yasatma Devrimi”nin ilkelerinden biri de tüm çocuklari asi ile korunulmasi mümkün, öldürücü ve sakat birakici alti hastalik olan tüberküloz (verem), difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiktan korumaktir. Ülkemizde bu asilarin uygulanmasina öncelik verilmektedir. T.C. Saglik Bakanligi 1998 yili itibariyle hepatit b asisini da rutin asi takvimi içine almistir.
Aileler çocuklarini bir yasini doldurmadan önce b tipi sarilik, tüberküloz, difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiga karsi asilatmis olmalidirlar..
Asilar, çocuklari bir çok tehlikeli hastaliktan korur. Asilanmamis çocuklarda beslenme bozuklugu, sakatlik ve ölümler asili olanlardan daha sik görülür.
(daha fazla…)
Etiketler: aşılar, Çocuk Sağlığı Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
evde çocukların yanında sigara içmek elbette zarar verici. bunun ötesinde bu maddenin verdiği zararlar için uzun yıllar farkındalık yaratmaya uğraşmış ülkelerde bile sigara kullanımı artık yasaklanıyor, kamusal alanlardan başlanarak. bu hem gündelik etkileyen bir uyarı oluyor, hem de sigaraya karşı zaaflı olanlarımızın zaaflarına sığınmasını zorlaştırıcı oluyor. Dolayısıyla kamusal bir sağlık koruma gayretlerine bizler de evlerimizde çocuklarımızın yanında sigara içmeyerek katkı yapabilir, kamu bilincini uyarıp yaşamı kalitelileştirebiliriz. kendi geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığı hepimizin keyfi davranışlarına bırakılamayacak kadar önemli. onların sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmesi, altyapısı şimdiden bu konuda takınacağımız tavırlara bağlı olarak gelişecek olan sağlıklı sigarasız gelecekle ilişkilidir. böylesi bir gelecekle ilişkiyi şimdiden kurabilmemiz mümkün.  Öyleyse artık çocuklarımızın-çocukların yanında sigara içmeyelim derim… bu elimizde değil mi ?
Etiketler: kesinlikle zararlı Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
Anestezi doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ? Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuÅŸ ve ihtisaslarını yapÂmış kimselerdir.
Ameliyatlarda anestezi yapanların doktor olmaları gerekli midir ? İmkânlar oranınca evet. Anestezi uzmanı olan bir doktorun ameliyatta anestezi yapması tercih edilir. Anestezi günümüzde çok ilerÂlemiÅŸ olan bir ihtisastır ve bir anestezi uzmanının ameliyatta haÂzır bulunması ameliyatın baÅŸarılı olması için çok önemli bir koÂrunma tedbiridir.
Bir anestezi uzmanının uzmanlık eÄŸitimi neleri ihtiva eder ? Bir doktorun bir anestezi uzmanı olabilmesi için asistanlık devreÂsinden sonra resmî bir hastanede anestezi konusunda dört yıl bu branÅŸta çalıştıktan sonra anestezi uzmanlık imtihanına girmesi ve baÅŸarı ile geçmesi gerekmektedir.
Doktor olmayan anestezistler hâlâ çalıştırılmakta mıdır ? Evet. Bunun nedeni de hastanelerde yeterli sayıda uzman anestezist doktorların bulunmayışıdır.
Anestezist için neden ayrıca ücret ödenmektedir: Çünkü o da ihtisas yapmış bir doktordur. Onun ameliyattan önce yapılan konsültasyonda ileri sürdüğü görüşler, anesteziyi kullanması ve anesteziden sonra hasta ile ilgilenmesi, ameliyatın baÅŸaÂrısında büyük rol oynar. Ameliyat sonrası hastanın iyileÅŸmesinde de yardımcı olur.
Çocuk doÄŸumunda anestezist görevlendirilmesi yararlı mıdır ? Evet. Onların bu durumlarda görevlendirilmesi doÄŸumlarda ölümÂleri ve çocuÄŸa ait komplikasyonları büyük ölçüde azaltabilmekteÂdir.
DoÄŸum hallerinde çok acı çekilmesi gerekli midir ? Hayır. Modern anestezi metotlarıyla ancak doÄŸum hallerinin baÂşında çekilen hafif sancılar gereklidir. Bundan sonra gelecek sanÂcılar ve çocuÄŸun doÄŸumu anneye hiçbir zarar getirmeden anestezi yoluyla önlenebilinir.
Çocuk sezaryen usulüyle dünyaya getirilecekse anestezi lüzumlu muÂdur ? Evet. Sezaryen bir ameliyattır ve öteki bütün ameliyatlar gibi anesÂteziyi gerektirir.
Ameliyat öncesi «deÄŸerlendirmeye ilâç kullanma kararı» ne demekÂtir ? Anestezist hastanın geçmiÅŸ hayat durumunu ve ne gibi hastalıklar geçirmiÅŸ olduÄŸunu gözden geçirir ve ne cins anestezi kullanacağını elde ettiÄŸi bilgilere göre kararlaÅŸtırır. EÄŸer anestezi uzmanı hastaÂnın anesteziden ve ameliyattan saÄŸlam çıkamayacağı kanaatine varırsa ameliyatın tehir edilmesini tavsiye eder. Anesteziden önce hastaya hastane odasında uyuÅŸturucu ve yatıştırıcı ilâçlar verilir. Bu ÅŸekilde hasta, anestezi uygulanmasına alırlık derecesi artmış olur.
Anestezi indüksiyonunun anlamı nedir ? Bunlar anestezinin baÅŸlangıç usulleridir. Bugün anestezi hiç heyeÂcana veya korkuya kapılmadan yapılır. Önceden hastaya verilen ilâçlar ve damara yapılan enjeksiyonlarla hastanın uykuya dalmaÂsının teminiyle anestezi hiçbir acı vermeden rahatça yapılabilmeÂlidir.
En genel tip anesteziler hangileridir ? a. Bugün en çok kullanılan anestezi sistemi solunum yoluyla yaÂpılan anestezidir. Bununla beraber bugünkü anestezi uzmanlarının büyük çoÄŸunluÄŸu dengeli anestezi sistemi diye adlandırdık, lan bir sistemi kullanmaya baÅŸlamışlardır. Bu sistemde hastaÂnın uyutulması için birçok deÄŸiÅŸik usullere baÅŸvurulmaktadır. Hastayı uyutmak için «penthotal» veya benzeri «İnnovar» ilâçÂlar damardan enjekte edilmektedir. Bundan sonra acıları önleÂmek için hastaya «diazot monoksit» (güldürücü gaz) ve oksiÂjen verilmektedir. En sonunda, operatör teknik iÅŸlemlerine baÅŸlaÂyabilmesi için adaleleri gevÅŸetecek .ilâçları, damar yoluyla enÂjekte edilir. Ameliyat devam ederken de, gerektiÄŸi miktarda yuÂkarıdaki ilâçlardan verilmesi sürdürülür. Bazı hallerde «diazot monoksit» e eter ilâve edilir. BaÅŸka durumlarda «diazot monokÂsit» yerine «Fluothane» kullanılabilinir. Eter, günümüzde artık fazla kullanılmamakla beraber, yine de çok kıymetli anestezik bir ilâç olarak uygulanmaktadır. KullaÂnıldığı zamanlar kana ciÄŸerlerin yolu ile çekilmektedir. Oradan beyine giden eter, bir ÅŸuursuzluk hali meydana getirmektedir. Eter «açık damla» usulüyle veya özel makinelerle kullanılabilir. Bazı vakalarda ağızdan soluk borusunun üst kısmına solunum borusuna bir tüp yerleÅŸtirilmesi de gerekli olabilir. Bu yol anesÂtezinin kontrolünü kolaylaÅŸtırır ve anestezinin tam olması için bir^ garanti teÅŸkil eder. Ancak eterin patlama özelliÄŸi olduÄŸunÂdan, bu gibi patlamalara karşı emniyet tedbirlerinin önceden alınması gereklidir. , Fluothane (halothane), yanma ve patlama hassaları olmayan bir gazdır, son yıllarda büyük ölçüde kullanılmaya baÅŸlanmışÂtır. Solukla, içeriye çekilen anesteziler arasında en güçlü anestezi maddesi olarak kabul edilen bu gazın en büyük mahzuru bazı hastaların karaciÄŸerlerine zararlı olabilmesidir. Son yıllara kadar çok az kullanılmış olan baÅŸka bir solukla içeÂriye alman anestezi gazı, «siklopropan» dır. Bu gaz her zaman fazla miktarda oksijen ile birlikte birçok vakalarda da daha uzun bir anestezi temini için baÅŸka ilâçlarla birlikte kullanılmaktaÂdır. Bu gazın da tek mahzurlu yanı patlayıcı olmasıdır.
b. Bele, omurilik sıvısına iÄŸne ile yapılan anestezi. Bu tip anestezi genellikle belden aÅŸağısında yapılacak bir ameliyatta kullanılÂmaktadır. Omurga kemiÄŸi kanalına «Novocaine» veya buna benÂzer bir ilâç enjekte edilerek yapılır. Bu tür anestezi yalnız ameliÂyat edilecek kısmı uyuÅŸturur ve ameliyat olan hasta uyanık kaÂlır. Günümüzde omurga kemiÄŸine yapılan anestezi, çoÄŸunlukla baÅŸka damara yapılan enjeksiyonla birlikte yapılır ve bunlar sayesinde hasta ameliyat sırasında hafif bir uykuya dalar,
c. Epidural ve caudal (kuyruk sokumu) anestezi. Bu tip anesteziÂler omurilik anestezisinin benzeridirler ve vücudun muhtelif kıÂsımlarını uyuÅŸtururlar. Bu tür anestezilerin omurilik anesteziÂsinden farkları omurga kanalının içine deÄŸil de dışına yapılmaÂlarıdır.
d. Lokal veya bölgesel anestezi. Lokal anestezide çoÄŸunlukla «Novolaine» kullanılır ve bu anestezi türü vücudun muhtelif yerleÂrine tesir eden sinirlere enjeksiyon yoluyle yapılır. Bu usul anesÂtezinin tesir süresi kısa olduÄŸundan bu karakteristiÄŸi önlemek için daha uzun bir sancı giderme süresi verebilecek baÅŸka sisÂtemler geliÅŸtirilmiÅŸtir. Bunlar «Xylocaine», «Carbocaine» ve «Nesacaine»dir. Ancak bu ilâçlarla anestezi süresini uzatmak mümkündür. Bunların bazılarının toksik tesirler yaptıklarından kullanmalarda çok ihtiyatlı olunması gerekmektedir. Lokal veÂya bölgesel anestezilerin tesir süresini uzatabilmek için çok kez enjeksiyondan önce anestezi karışımına az bir miktar adrenalin ilâve etme usulü kullanılmaktadır. Adrenalin kan damarlarının büzülmesine yol açtığından kanda absorbe olan anesteziyi azaltÂmakla ameliyat yapılacak yerden uzaklaÅŸmasını önlemektedir.
e. Damardan yapılan anestezi. Damara enjekte edilen ve baygınÂlık veren birçok ilâç mevcuttur. Bu yolda kullanılan ilâçlar çoÂÄŸunlukla «Penthothal»dır. Bunların fonksiyonları hastayı uyutmak (narkoz)tır.,Sancıyı önleyecek nitelikleri olmadığı için bunÂlar ameliyattaki anestezide tek başına kullanılmazlar. Bu sebeple bunlar asıl anesteziye yardımcı olarak kullanılırlar ve hasta uyutulduktan sonra anestezik durumun devamının temini için diazot monoksit «Fluothane» gibi ilâçların kullanılması gerekÂmektedir. Bazı vakalarda «Siklopropan» da kullanılabilir. Bu giÂbi anestezilerde anestezist, damardan verilen ilâçları daima azar azar vermeye dikkat eder. Çünkü bunlar nefes alma gibi bazı hayatî fonksiyonları, zorlayarak zayıflatabilir.
f. Mevizî anestezi. Bu tür anestezi ağız, burun, göz gibi organlarda kullanılır. Bu anestezi bir pamuklu aplikatör veya sprey kullanÂmakla yapılır. BaÅŸka kullanılan bir usul de, gereken yere göz damlalığı ile ilâcın damlatılmasıdır. Mevzii anestezide kullanılan ilâçlar genellikle kokain ve pontokain’dir. Bunların da devam süresi kullanılan solüsyona biraz adrenalin katılmasıyla elde edilebilir.
Anestezi verilirken hangi gazlar kullanılır ? Diazot monoksit, siklopropan halothane veya etilen.
Gazların rahatsız edici kokuları var mıdır ? Hayır.
Ameliyata başlanmadan önce hasta muhakkak surette uykuya dalmış olacak mıdır ? Evet. Anestezi tam etkisini göstermeden ameliyata başlanılmaz.
Bir hastanın kendi anestezisini seçmesi doÄŸru bir hareket midir ? Hayır. Yapılacak ameliyata göre operatör ve anestezist hangi anesÂtezinin kullanılmasının gerekli olduÄŸunu çok daha iyi kestirecek durumdadırlar.
Ameliyat olmakta olan hastalar anestezinin tesiri altındayken önemli sırları istemeseler de açıklayabilirler mi ? Hayır. Bu çok yaygın, fakat tamamen asılsız bir inançtır.
Ameliyat tamamlanmadan anestezinin tesiri geçtiği vaki olmuşmudur ? Hayır. Anestezist her zaman anestezinin ilâve gerektiğini bilir ve gerek duyunca ameliyat sırasında anesteziyi artırır.
Ameliyat tamamlandıktan sonra anestezi tesirinin bitmesi ne kadar sürer ? Bu büyük ölçüde verilmiÅŸ olan anestezinin miktarına ve cinsine baÄŸlıdır. OmuriliÄŸe yapılan anesteziler genellikle ameliyatın bitiÂminden bir ilâ üç saat arasında tesirini kaybeder. Genel anestezi ameliyat bitiminden birkaç dakika sonra tesirini kaybedebilir; faÂkat bazı zamanlarda bu birkaç saat da sürebilir.
En emniyetli anestezi türü hangisidir ? Günümüzde uzman anestezistlerin yapacağı her tür anestezi emÂniyetlidir. Anestezide kazaların sayısı o kadar azdır ki, bugün ameÂliyatlarda ancak çok küçük bir problem olarak kabul edilmekteÂdir.
Bir tip anestezi ötekinden daha emniyetli olarak kabul edilebilir mi ? Bunun için kesin bir şart yoktur. Kullanılacak anestezi, yapılacak ameliyata, ameliyatı yapacak doktora Ve ameliyat olacak hastaya, vs. bağlıdır. Hastanın ameliyatında yapılacak anesteziyi seçmesini anesteziste bırakması her zaman tavsiye olunur.
Anesteziden komplikasyonlar en iyi hangi, ÅŸekilde önlenebilir ? Bütün ameliyat boyunca hastanın gerektiÄŸi miktarda oksijen alması teinin edilmesi ve hastanın akciÄŸerlerine dışarıdan gereken haÂvanın girmesini garanti etmekle. Bu ölçüler ameliyat boyunca uzÂman doktor-anestezistler tarafından kontrol edilip gerekenler yaÂpılır.
Bir anestezinin uzaması ne dereceye kadar emniyetlidir ? Gerekli miktarda hastaya oksijen verildiği müddetçe, anestezinin bazen on veya on iki saate kadar uzamasında hiçbir tehlike yoktur. Günümüzde her alanda yapılan yeni tür operasyonlarda hastaların saatlerce anestezi altında kalmaları gerekmektedir.
Soluk borusu içinde (endotrachea) anestezi ne demektir ? Bu tür anestezide ağızdan veya burundan bir tüp doÄŸrudan doÄŸruya soluk borusu içerisine yerleÅŸtirilmekte ve anestezi solunum yoluyla verilmektedir. Bu, solunum anestezisinde en emniyetli sistemdir. Çünkü bu metotla nefes alma en etkili ÅŸekilde kontrol alÂtında tutulabilmektedir.
OmuriliÄŸe yapılan anestezilerden sonra genellikle baÅŸ aÄŸrıları meydaÂna gelir mi ? Omurilikten anestezi olan hastaların yaklaşık yirmi kiÅŸiden birinÂde anestezi sonrası baÅŸ aÄŸrıları meydana gelmektedir. Bunlara ÅŸimÂdi bazı önleyici tedbirlerle engel olunmaktadır.
Omurilik anestezisinden sonra meydana gelen baş ağrılarının devam süresi ne kadardır ? Bunlar ortalama iki veya üç gün sürer.
Omurilik anestezisinden sonra gelen baÅŸ aÄŸrıları nasıl tedavi edilir ? a. Çok miktarda su alınmalı. Günde sekiz on bardak kadar. b. Aspirin gibi aÄŸrı kesen ilâçlar alınmalı. c. Omurga kanalında su miktarını artırmak için gereken enjeksiÂyonlar yapılmalı.
Büyüklerde olduğu gibi bebeklere ve çocuklara da anestezi verilir mi ? Evet. Çocuklar ve bebeklerin anesteziye tahammülleri çok iyidir.
Ameliyat esnasında hastanın genel durumundan anestezist mi sorumÂludur ? Evet. Ameliyat süresince anestezist yalnız nefes almasını deÄŸil, nabzını, kalbin çalışmasını ve tansiyonunu kontrol altında tutar.
AÅŸağıda ameliyatlar için genellikle kullanılan anestezilerin listesi bulunmaktadır. Beyin => Genel veya bazen lokal, damardan yapılan enjeksiyonlarla. Bazı halÂlerde bunlar yapılmamaktadır.
Göz => Genel, mevziî veya sinirleri tıkaÂma yoluyla yapılan anestezi.
Kemik => Genel, omurilik veya kısmen sinirÂleri tıkama yoluyla yapılan anesÂtezi.
Ağız => Lokal veya kısmen sinirleri tıkaÂma yoluyla.
Bademcik => Çocuklarda genel. Büyüklerde loÂkal veya genel.
Tiroid => Genel. Çok kez solunum borusuna yerleÅŸtirilen tüp yoluyla. Az vakaÂlarda kısmen veya lokal.
Göğüs => Genel anestezi. Çok az vakalarda lokal anestezi kullanılabilir.
Kalp ve akciğerler => Soluk borusundan yerleştirilen tüp yoluyla genel.
Karma ait organlar => Hastanın rahatsızlığının özelliÄŸine göre genel veya omurilik anesteziÂsi. Omurilik anestezisine baÅŸvurulÂduÄŸu zamanlarda genellikle hastaÂnın anesteziden önce uyutulması için damardan verilen uyutucu ilâçlar kullanılır.
Böbrekler, mesane ve prostat => Genel veya omurilik anestezisi.
Rektum, anus (makat) ye tenasül organları => Genel, omurilik veya kuyruk kesiÂminden yapılan (caudal) anestezi. Çok kez önceden uyutmak için daÂmardan enjeksiyonlar gerekli olabilir.
Üst uçlar => Genel, lokal veya bölgesel sinir tıkayıcı anesteziler.
Alt uçlar => Genel, omurilik, lokal veya kısmî anestezi.
Anestezist operatöre çok kez gereken öğütleri verir ve anestezi alÂtında olan hastanın durumu hakkında gerekli bilgileri ulaÅŸtırır.
Bir hasta, önceki bir ameliyatta anesteziye karşı olumsuz bir tepki gösÂtermiÅŸse bu her anestezide olumsuz tepki göstereceÄŸine delâlet eder mi ? Hayır. Son yıllarda anestezi dalında o kadar büyük ilerlemeler kayÂdedilmiÅŸtir ki bu gibi tekerrürlerin meydana gelmesine imkân yoktur.
Hasta daha önceki bir anestezide olumsuz tepkiler göstermiÅŸ olduÄŸuÂnu anestezist’e bildirmeli mi ? Evet. Anestezi doktoruna bundan önceki bir ameliyatta veya anestezide göstermiÅŸ olduÄŸu olumsuz tepkiler hakkında geniÅŸ bilgi verÂmesi her zaman faydalıdır.
Ameliyattan önce yemek yediğini hasta anesteziste bildirmeli midir ? Evet. Hastanın anesteziye boş, midede gelmesi çok önemlidir. Eğer hasta ameliyattan önce yemek yemişle bunu anesteziste bildirmesi şarttır.
Etiketler: Anestezi Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
Uzm.Dr. Esra Özaydın
Bu yazıda sizlere bebeklerin uykusu bu konusunda birkaç öğüt verilecektir.
0-3 ay: Yeni doğan bebeğiniz ilk haftalarda günde 17-18 saat uyur. 3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.
Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez. Böylece bu dönemde siz de hiçbir zaman 2-3 saatten fazla aralıksız uyuyamazsınız. Ya beslemek için, ya altını almak için veya sadece oynamak için uykunuz mutlaka bölünecektir.
Bu durum çoğu bebekte 5-6.aya kadar sürer.Bu süre içinde size düşen görev bebeğinizin uyku alışkanlıklarını yerleştirebilmek için alıştırmalara başlamaktır.
Bebeğiniz uykusu geldiğinde gözlerini ovuşturmak, kulaklarını çekiştirmek gibi birtakım hareketler yapar. Bu hareketleri öğrenin.
Bebeğinize gece ve gündüzün farkını öğretmeye başlayın.Buna 2 haftalıkken başlayın.Gündüz onunla oynayın, konuşun, ilgilenin. Gece uyku vakti geldiğinde ışıkları karartın, oynadığınız oyunları mümkün olduğunca yavaşlatın. Onun ilgisini çekecek tüm aktiviteleri sınırlayın. Çamaşır, bulaşık makinesi vs. aletleri çalıştırmayın.
6-8 haftalık olduğunda bebeğinize kendi kendine uyuma şansı tanıyın. Onu yatağınayatırın, uyutmak için çaba sarfetmeyin, kucağınıza almayın veya sallamayın. Böylece kendiliğinden uyumayı öğrenme şansı tanıyın.
3-6 ay: 3-4 aylık olan çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Eskisi gibi her 2-3 saatte bir uyanmamaktadır. Geceleri ancak bir kaç kez beslemek için uyanabilirsiniz. Gündüz uykuları ise 2-3 parti halinde yaklaşık 5 saat olacaktır.Bu dönemde:
Bebeğinizin uyku saatlerini planlamaya başlayabilirsiniz. Geceleri 20- 20.30 sıralarında uyuması uygun olacaktır. Bu saatlerde bebeğiniz çok enerjik görünse de yatmasını sağlayın. gündüz uykularını da belli saatlere planlamaya çalışın.
Yatma zamanı için bir takım alıştırmalar geliştirmeye çalışın. Onu yatırmadan önce oynadığınız oyunları yavaşlatın. Pijamalarını giydirin. Hikaye anlatın, ninni söyleyin. Işıkları azaltın. Bunu her gün yaparak bebeğinizin yatma saati geldiğini öğrenmesini sağlayın.
Bebeğiniz gece uykusunu 10 saat uyuduktan sonra onu uyandırın. böylece gündüz uykularını da düzenli uyumasını sağlarsınız.
6-9 ay: Günlük uykusu yaklaşık 14 saattir. 7 saate yakın bir süre hiç uyanmadan uyuyabilir. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez kısa süreli gündüz uykuları uyuması uyku düzeninin sağlanmasında faydalı olacaktır.
Bu dönemde yatma zamanı için daha önceden geliştirdiğiniz alıştırmaların faydasını göreceksiniz. Artık önceden alıştırdığınız gibi pijamaları giydirdiğinizde, hikaye okuyup ninni söylediğinizde uyku zamanının geldiğini kabul edecektir.
Her gün aynı saatte gündüz uykularına yatmasını sağlayın.
Kendi kendine uyuyakalmasını sağlamaya çalışın.
9-12 ay: Bu aylarda muhtemelen bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüzleri iki kez yarım- 2 saat uyuyor olacaktır. Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.
12-18 ay:Bu aylarda bebeğiniz günde 13-14 saat uyuyacaktır. 18 aylık olduğunda günde iki kez olan kısa gündüz uykularını öğleden sonraları yarım- iki saatlik tek uykuya indirebilir.Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır. 18- 24 ay:Geceleri 10-12 saat, gündüzleri 2 saatlik bir öğlen uykusu yeterli olacaktır. Bu aylarda çocuğunuz oluşturduğunuz alışkanlıkları yıkabilmek için çeşitli hilelere başvurabilir.
Etiketler: Bebekler de Uyku Düzeni Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
Yeni doğmuş bebeklerde kan zehirlenmesi ne demektir ? Genellikle bebeğin doğumunun ilk haftasında meydana gelen bir kan dolaşımı enfeksiyonu veya zehirlenmesidir.Yeni doğmuş bebeklerde kan zehirlenmesinin sebepleri nelerdir ? Deriden, tükürük guddelerinden, burun, ağız veya göbekten kana bakterilerin girmesinden ileri gelmektedir.
Bu mikroplar kana doğumdan önce mi sonra mı girmektedir ? Bakteriler vücuda doğumdan önce veya sonra girmiş olabilirler; sonra da kan dolaşımına ulaşırlar.
Kan zehirlenmesinin belirtileri nedir ? Gıda alamamak, kusmak, ishal, kilo kaybı, aşırı derecede rahatsızlık, yüksek ateş ve izpazmoz halleri.
Kesin teşhis nasıl elde edilebilir ? Kanda bakterilerin bulunup bulunmadığını tespit etmek için kan kültürleri alınarak laboratuarda analize gönderilir.
Kan zehirlenmesinin tedavisi nasıl yapılır ? Yeterli dozajlarda gereken antibiyotiklerin derhal verilmesiyle.
Kan zehirlenmesinin komplikasyonları olabilir mi ? Evet. Zatürree, menenjit, peritonit, muhtelif organların apse yapması veya deri apseleri.
Bu hastalıktan iyileşme şansları nedir ? Erken teşhis ve derhal tedaviye girişilmesiyle bu hastalıktan iyileşme şansı oranları yüksektir. Eğer hastalık erken teşhis edilmezse, enfeksiyon da ciddî ve hatta vahim ise, hasta çocuk, kısa bir süre içerisinde ölür.
Kan zehirlenmesi önlenebilir mi ? Eğer annede doğumdan önce veya doğum sırasında herhangi bir enfeksiyon belirtisi görülmüşse. Bebeğe koruyucu ilâçlar verilmelidir. Çocuk herhangi bir deri veya göbek enfeksiyonu belirtisi gösterirse derhal, vakit kaybetmeden antibiyotik ilâçların verilmesine başlanmalıdır.
Etiketler: Kan Zehirlenmesi Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal nedir ? Bu hastalığa hastanelerde bebekler için ayrılmış bölümlerde rastlanır. İshal adı da gösterdiği gibi, hastalığın en önemli tarafıdır. Koli basili denilen bir mikroptan ileri gelmektedir.Bağırsak sisteminde koli basili genellikle bulunur mu ? Evet. Bunların birçok türleri bağırsak sisteminde normal olarak bulunur; ancak mikropların bağırsaklarda mutaden bulunmayan türleri bu hastalığa neden olurlar.
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal, başka mikroplardan da ileri gelebilir mi ? Evet, çok kez bir virüs veya bir stafilokok bu hastalığın meydana gelmesine neden olabilir.
Bu ciddî bir hastalık sayılır mı ? Evet.
Ölüme sebebiyet verebilir mi ? Evet. Ancak geçmiş yıllara oranla günümüzde çok daha ileri tedavi metotları vardır.
Evde yapılan doğumlarda bu hastalığa rastlanır mı ? Hayır.
Bu hastalık başka ishal türlerinden farklı mıdır ? Evet, özellikle yalnız yeni doğmuş olan bebeklerde’ görülmesinden dolayı.
Bu tür ishal bulaşıcı mıdır ? Evet.
Hastanenin bebek bölümünde bu mikrobun kaynağı nedir ? Genellikle bir başka bebektir. Bu bölümde çalışan veya girip çıkan bir kişinin mikrop taşıyıcı (portör) olmasından da ileri gelebilir.
Salgın ishal daha gelişmiş olan çocuklarda da görülür mü ? Evet. Bazen bir yaşını doldurmuş çocuklarda bile rastlanmaktadır.
Hastalık nasıl teşhis edilir ? Laboratuarda dışkılardan bir kültür yaptırmak yoluyla.
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishalin tedavisi nasıl yapılır ? Antibiyotik ilâçlarla hastalık kontrol altına alınabilmektedir.
Bu hastalık kaç günde tedavi olabilir ? Yaklaşık olarak bir hafta.
Hastanenin bebek bölümünde bu hastalık görüldüğünde bu bölümü tecrit etmek gerekli midir ? Evet. Ayrıca bu bölümde bulunan bütün bebeklere koruyucu antibiyotik ilâçlar verilmelidir.
Salgın ishalin yayılması nasıl önlenebilir ? Temizliğe çok önem verilip böylece enfeksiyonları önlemekle.
Bu hastalığı önlemek için bir aşı var mıdır ? Hayır yoktur.
Bu hastalığa tutulan bir çocuğun iyileştikten sonra özel bir bakıma ihtiyacı var mıdır ? Genellikle yoktur.
Etiketler: Bebeklerde Salgın İshal Çocuk Sağlığı | Yorumlar Kapalı
6. Günde Koca Öldürtmeye Müebbet
Domuz gribi ile ilgili korkunç iddia
AK Parti'nin kaptırdığı iller!
ErdoÄŸan: CHP anca tanklara selam verir
Slovenyalı tıp öğrencisi Eroin Dolu Cantayla Yakalandi
İstanbul da kimyasal madde ele geçir
Özkök'ün yazısı katliam köyünde
Facebook üzerinden çıplak şantaj
Düğünevi Polisleri Baskın Yapacak
Hadise'nin elbisesi ünlü modacılardan geçer not alamadı