#
Benim de icra kurulu üyesi olduÄŸum TÖ- DER (Tüm Özel ÖÄŸretim Kurumları DerneÄŸi) yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantıda, dershanecilere de ÅŸu mesajı gönderdi: "Artık eskisi gibi öÄŸrenci bulamayabilirsiniz." Bu nasıl olacak?
Elbette yeni üniversiteler ve meslek yüksek okulları açılarak ve mevcutların kontenjanlarını artırarak. Bu noktada uzaktan eÄŸitimin geliÅŸtirilmesi de çok önemlidir.
Prof. Dr. Özcan, önceki YÖK BaÅŸkanlarından çok farklı bir görüntü sergiliyor. Ne olursa olsun statükoyu koruma gibi bir derdi yok. ‘Yok, olmazcı’ da deÄŸil. Bir ÅŸeyler yapmak istiyor. Yeni fikirler ortaya atıyor. ÖrneÄŸin, üniversitelerin paralı olması fikri aslında çok önemlidir. Pek çok problemi çözecektir. Ama tepki alacağı için siyasetçilerin ve bürokratların ortaya atması çok risklidir. Ama O, risk alan biri. Bazen düÅŸünceleri sözlerinin önüne geçebiliyor. Bu hızı ve cesareti bir ÅŸans olabilir.
Çünkü, taşın altına elini sokmayanlardan dolayı YÖK’ün sorunları yeteri kadar birikti zaten.
GeçtiÄŸimiz yıl üniversite kontenjanları yüzde 20 artırıldı. 525 bin yeni öÄŸrenci alındı. Bu önemli bir hamledir. Yeterince planlanmadan ÅŸiÅŸirme yapıldı diye eleÅŸtirildi. Ama son 12 yıldır birikim vardı. ÖÄŸrencilere okuma hakkı saÄŸlanamıyordu. Büyük ölçüde buna cevap verildi.
Åžimdi öÄŸrenci sayısı 40 binin üzerinde olan İstanbul Üniversitesi, Marmara, Gazi, UludaÄŸ ve Selçuk Üniversiteleri’nin bölünüp yeni üniversiteler kurulması gündemde. Amaç yeni yapılanmayla verimi artırmak. Ek kontenjanlar da saÄŸlanabilir.
Bu iÅŸe YÖK karışmasın, üniversiteler kendi içerisinde halletsin diye eleÅŸtirenler var. Belki doÄŸru olan bu, ama madem kendi içlerinde çözebiliyorlardı da, bugüne kadar niçin yapamadılar, diye sormamak da elde deÄŸil.
Prof. Dr. Özcan, iki yıl sonra üniversitelerin kontenjanını 725 bine çıkarmayı hedefliyor. Bu yıllık lise mezunu sayısını karşılıyor. Beklemeli öÄŸrencilerin istihdamına yönelik ise, uzaktan eÄŸitim cazip hale getirilecek. Elbette, henüz 500 bin kontenjan olanağı varken, yılda 1.5 milyon öÄŸrenci talebinin karşılanması çok zor. Ama 1 milyonu aÅŸkın öÄŸrenciyi sokaktan kurtarmak için, YÖK’te her zamankinden çok iyi niyet ve cesaret görüyorum.
Her öÄŸrenciye üniversitede okuma hakkı tanınınca, dershanelerin iÅŸi biter mi?
Asla. Çünkü her öÄŸrenciye istediÄŸi fakültede okuma hakkı saÄŸlanamayacaktır. Daha iyi bir üniversiteye girebilme yarışı olacaktır. Yarışın ve sınavın olduÄŸu her yerde dershanelere ihtiyaç duyulur. Liseye giriÅŸlerde olduÄŸu gibi.
İlköÄŸretim mezunlarının açıkta kalma durumları yok ama her yıl 1 milyon öÄŸrenci Anadolu ve fen lisesi sınavına giriyor. Dershanelerde hazırlanarak.
Elbette eÄŸitimde kalite ve verimlilik önemli. Yeterli alt yapı saÄŸlanmadan kontenjan artırmak doÄŸru deÄŸil. Ama okuma hakkının verilememesi hiç doÄŸru deÄŸil. Yetersiz eÄŸitimden bile mahrum bırakmaktır.
Tags: lise, meslek, Ögrenci, üniversite
Bu Yazi Sayfaya Salı, 14 Nisan, 2009 - 11:13 Eklendi. Yazinin Kategorisi Egitim. Bu Konuyu ve Kategoriyi Takip etmek icin RSS Dagilimina uye olun RSS 2.0 . Both comments and pings are currently closed.
Yoruma kapali .
Arınç, 'evet' çıkarsa ne olacağını açıkladı
İşte Güneydoğu'da yapılan katliamlar!
VATANDAŞLAR PTT SOYGUNU ÖNLEDİ
Yüreğin yetiyorsa gel kafatasımı ölç!
Sadıkoğlu'nun ‘denizkondusu’ için yeni formül
Titanic’in enkazi ilk kez video
İstanbul da kimyasal madde ele geçir
Askeri bir Helikopter Kayseri yakınlarında Kayboldu
Elmayı çok sevdiği için oraya gömdüm
ABD'nin çok çarpıcı Türkiye raporu!