#
Asker Fikralari
Başçavuş Albayı tutuklayacakmış
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.
————————————————————————————————————-
Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaÅŸlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi: – “Babam birliÄŸinizi ÅŸu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim” dedi. Yüzü moraran albay da şöyle dedi: -Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor?!
————————————————————————————————————
Manevra varmış. Mehmet elde tüfek yerde yatıyormuÅŸ. Komutan gelip sormuÅŸ: -Düşman önden gelirse ne yaparsın? Mehmet cevaplamış. Åžu yandan, bu yandan, arkadan gelirse diye; tekrar tekrar sormuÅŸ komutan. Mehmet bunları da cevaplamış. Komutan en sonunda: – “Ya düşman tepeden gelirse?” deyince; – “Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanım?”
Albay askerlerin içki içmelerine engel olmak için kantinin duvarına bir yazı asmıştır. Yazıda: -İçki öldürür, diye yazıyordur. Ertesi gün oradan geçen albay ne görsün?Biri yazının altına şunları ilave etmemiş mi: -Askerler ölmez!
——————————————————————————————————————
Kore’de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler. Åžehirde bir aÅŸağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar: – “Hani sizin izin kağıtlarınız?” Erler subayı atlatırız umuduyla: – “Biz Amerikalıyız…” diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez: – “Amerika’nın neresindensiniz?” diye sorunca: – “İçindenik kumandanım!” diye yanıt verirler…
————————————————————————————————————–
Bir gün Cennet’in kapıları ÅŸiddetle vurulmuÅŸ: – Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmiÅŸler: – Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: – Biz Istanbul’u fetheden Fatih’in yiÄŸitleriyiz! İçeriden hoÅŸ geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiÄŸitleri içeriye buyur etmiÅŸler. Her ÅŸey çok güzel gidiyormuÅŸ. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine ÅŸiddetle çalınmış: – Güm Güm Güm !!! İçeriden sormuÅŸlar: – Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: – Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiÄŸitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: – Onlar 40 yıl önce geldi! Dışarıdan yine ses gelmiÅŸ: – Biz mehter takımıyız, ancak geldik!
Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaÅŸlarının cinsel organları kopmuÅŸ. Sebebini soranlara Temel anlatıyor: – “El pombasu talimu yapayuduk, pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi, piz de parmaklarumuzla saymaya paÅŸladuk, pir, içi, uç, tört, peÅŸ, öpür ele geçmek için pompalaru apuÅŸ arasına koyalum tedük, alti, yeti, seçiz, tokuz…Bummm!!”
Bir savaÅŸ gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuÅŸ. Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doÄŸru gelen bir ışık farketmiÅŸ. Hemen karşı tarafa sinyal göndererek ÅŸu mesajı geçmiÅŸ: – “Derhal rotanızı 30 derece doÄŸuya çeviriniz.” Karşıdan anında cevap gelmiÅŸ: – “Sen rotanı 30 derece batıya çevir!” Komutan ÅŸaşırmış, biraz da sinirlenmiÅŸ, mesajı tekrarlamış: – “Rotanı derhal 30 derece doÄŸuya çevir, emrediyorum!” Karşıdan cevap: – “Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!” Komutan öfkeden küplere binmiÅŸ, bir mesaj daha yollamış: – “Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece doÄŸuya çevir!” Cevap: – “Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece batıya çevir!” Komutan, o kadar sinirlenmiÅŸ ki, hemen mürettebata bütün topları ateÅŸe hazır hale getirmelerini emretmiÅŸ ve son kez bir mesaj göndermiÅŸ: – “Burası bir savaÅŸ gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateÅŸe baÅŸlayacağız” Karşıdan cevap gelmiÅŸ: – “Burası da bir deniz feneri.. Sen rotanı bir an önce 30 derece doÄŸuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın”
İki general bir kafede oturup konuÅŸuyorlarmış. İçkinin de etkisiyle generalin biri “benim bir erim var çok salak”, demiÅŸ. DiÄŸeriyse “hayır, benim bir erim var o daha da salaktır”, demiÅŸ. Tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduÄŸunu anlamak için yarışma gibi bir ÅŸey yapmaya karar vermiÅŸler. İlk general askerini yanına çağırıp “oÄŸlum, git bana ÅŸu 5000 lirayla bir Mercedes al gel” demiÅŸ. İkinci general de askerini çağırıp “git bak ben ordu evinde miyim?” demiÅŸ. İki asker yolda karşılaÅŸmışlar. İlki “ya benim general çok salak. Bu günün pazar olduÄŸunu bildiÄŸi halde beni araba aldırmaya gönderdi” demiÅŸ. İkincisiyse “benim general daha salak. Yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi” demiÅŸ… ————————————————————————————————————–
İkinci dünya savaşı sırasında bir İngiliz Almanya üzerinde düşürülür. Almanlar bunu esir alırlar fakat İngiliz’in bir bacağı ve iki kolu kangren olmuÅŸtur. Almanlar ilk önce bacağı keserler ve İngiliz Almanlardan bu bacağı ana vatanı olan İngiltere’ye atmalarını ister. Almanlar da atar. Sonra İngiliz’in kolu kesilir, İngiliz yine aynı dilekte bulunur ve Almanlar da yerine getirir. Bu sefer de Almanlar öteki kolu keserler. İngiliz her zamanki gibi Almanlar’dan kolu anavatanına atmalarını ister fakat Almanlar ” OLMAZ!” derler, İngiliz nedenini sorunca şöyle cevaplarlar: “SEN GALİBA KAÇMAYA ÇALIÅžIYORSUN!”
Tags: Asker, Fikra, Komutan, Ordu, Savas
Bu Yazi Sayfaya Cuma, 20 Åžubat, 2009 - 16:53 Eklendi. Yazinin Kategorisi Fikralar. Bu Konuyu ve Kategoriyi Takip etmek icin RSS Dagilimina uye olun RSS 2.0 . Both comments and pings are currently closed.
Yoruma kapali .
Hakan Eron Cinayetti güvenlik kamerasında
San Francisco'da korkunç patlama
AYRI YAŞADIĞI EŞİNİ BALTAYLA YARALADI!
Öcalan’dan bir görüşme bombası daha
Fuhuşçuların ellerinde gizli belgeler çıktı
BORU HATTINA SABOTAJ 2 ÖLÜ
Zannedersin Himalaya’dır
Italya'dan son bilgiler
Ankara'da Kara Kuvvetleri Komutanlığında eylem
Münevver karabulut davası